REFERANDUM ERTELENMESİ YETMEZ, İBTAL EDİLMELİ

Bir süredir Kuzey Irak Bölgesel yönetimi yani Barzani’nin aldığı referandum kararıyla kamuoyu çalkalanmakta, zaten karışık olan zihinlerimiz bulanmaktadır. Aslında hiç şaşırmadığımız bir olay desek haksız olmaz. Tarihi gelişimi bunun olacağını, hatta referanduma gerek kalmadan böyle bir sözde Kürt devletinin ilan edileceği bilinen bir gerçekti.

Öncelikle şunu iyi bilelim ki, bu olay bugün alınmış alelacele karara bağlanmış, Mesut Barzani’nin bir şımarıklığı değildir. Bu olay yüz yıla yayılan bir projedir. Bu projenin uygulayıcı aktörü de Barzani ailesidir.

BU HALE NASIL GELDİ

O bildiğimiz hatta bizim başbakanımızın da eş başkanıyım diye övündüğü BOP yani BİP projesinin parçalarından biridir sözde Kürdistan. Barzani ailesi, özellikle Türkiye’nin sıcak karnı olan istismara açık Kürt bölgesini kaşımak için Kuzey Irak’a kovuşlandırılmış, Kuzey Irak üzerinden Suriye’nin kuzeyi, ve Türkiye’nin güneyini kapsayan bir çalışma mekanizmadır, bir projedir.

Türkiye açısından önemi büyük olan hatta misakı milli sınırlarımızda kalan bu bölgenin hassasiyeti geçmişten beri bilinmesine rağmen iktidarlar Mesut Barzani ve Calal Talabani’ye küçükle başlayan sonra büyüyen tavizler verdi. Turgut Özal iktidarında her ikisine de kırmızı Türk pasaportları vererek dünyaya açılmaları sağlandı.  Calal Talabani Irak’ın ABD tarafından işgalinden sonra Irak’a devlet başkanı oldu. Mesut Barzani ise Kuzey Irak Kürt bölgesinde irade sahibi olarak iktidarını güçlendirdi. Özellikle Açılım süreci döneminde başlayan Barzani’ye sevgi gösterileri oldukça büyüdü iktidar partisinin kongresinden nedendir, kim yaptı bilinmez ama bölgenin hainine “Türkiye seninle grur duyuyor” diye tezahürat yaptırıldı. Türk yöneticiler Barzani’yi devlet başkanı keyfiyetinde karşıladılar. Hatta olmayan bir devlet paçavrasını, hem de Türkiye’nin kaderinin belirleneceği anayasa referandumu öncesi sırf Kürt vatandaşlardan oy almak için gönderlerimize ve başbakanlık makamına astırıldı. Baçavrayı asmak sadece oy almakla kalmadı sözde Kürt devletini, Türkiye alenen tanımış oldu. Buradan cesaret alan Barzani’de Türkiye’den gittiği gibi Kerkük’e bu paçavrasını astı ve akabinde referandum kararı aldı.

ERTELEME DEĞİL, İPTAL EDİLMELİ

Kısaca süreç bu şekilde devam ederken Barzani aldığı tavizlerin neticesi sözde Kürt devleti için düğmeye bastı referandum kararı aldı. Kararın alınmasından bu zamana kadar hayli zaman geçmesine rağmen sözden başka bir şey yapılmadı. Referanduma üç gün kala MGK toplanıp daha karar verecek. Peki gerek Türkiye’nin gerekse bazı batılı ülkelerin istediği nedir referandumun ertelenmesi. Peki erteleme ne demek bu gün olma bile yarın bu referandum yapılacak demektir. Peki bu referandumu kim destekliyor diye bir bakacak olursak, direk veya indirek söz sahibi tüm ülkeler destekliyor. Destekliyor ki, iptal yerine erteleme öneriyorlar.

Türkiye zamanında verdiği küçük gibi görünen ama maliyeti büyük olan tavizlerin bedelini ödüyor. Barzani’nin bölgede önemli bir aktör olduğunu düşünmeden veya iyi niyetle el altında tutarız diye verdiği tavizler, Suriye’de de, Irak’ta da, Türkiye’de de başımıza ciddi çorap örmeye başladı. Oysa “Ufak tavizler, büyük tavizleri getirdiğini ve sonunda bela olduğunu düşünmek ve hesaplamak gerekir.

Şu an Türkiye, iktidarların ciddi hatalarının bedelini ödeme noktasına geldi. Kesin ve net tavrını koyarak referandumun ertelenmesini değil iptal edilmesini istemeli ve iptal ettirmelidir. Bölgede güçlü devlet lafta kalmamalıdır. Suriye’de yapılan hatalar yüzünden oluşan PYD örgütü ve Kobani kenti yeniden Irak’ta tekerrür etmemelidir.       
HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.