DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?

“…Akletmez misiniz, …düşünmez misiniz?” uyarısının ilahi bir uyarı olduğunu her an hatırlamak ve düşünmek zorundayız. Bu uyarıya kulak vermeden; Hak’ta, hukukta, adalette birliği sağlamadan hiçbir alanda istikrar ve başarı sağlanamayacağını düşünmek zorunda değil miyiz? İstikrar için(!) önümüze getirilen anayasa ve sistem değişikliğine evet veya hayır dememize yardımcı olacak şu soruların cevabını düşünmemiz gerekmez mi?

1-Birliği, dirliği, barışı ve huzuru sağlayacak bir uzlaşı anayasası herkesin ortak arzusu muydu?

2-Anayasalarda sağlanması gereken toplumsal mutabakat sağlanmalı mıydı?

3-Yeni anayasanın mecliste tüm ayrıntılarıyla tartışılması gerekir miydi?

4- Açılış törenleri, basın açıklamaları, toplantılarda yapılan konuşmalar naklen verilirken;

milletin kaderini ilgilendiren anayasa ve sistem değişikliği konusundaki meclis konuşmalarını

da milletin dinlemesi gerekir miydi?

5- Anayasanın ve yeni sistemin tartışılması, anlaşılması, milletin yeterince bilgilenmesi;

söylenenlerle yetinmek zorunda bırakılmaması gerekir miydi?

6- Anayasa maddelerinin halka izah edilip anlaşılmasından sonra referanduma gidilmesi

gerekir miydi?

7- Kim tarafından değil hangi kurallara göre yönetileceğimiz önemli değil mi?

8- Yönetim, güvensiz insanların eline geçtiği zaman adaletsizlik ve hukuksuzluk hüküm

sürer mi?

9- İnsan değişebilir mi?

10- Yargıyı kontrolüne almış bir Cumhurbaşkanı; ben yaptım oldu mantığıyla, gurur ve

kibirle hareket edebilir mi?

11- “Partili Cumhurbaşkanı” taraf olacağına göre, O’nun kontrolünde olan “Yargı” da

taraf olur mu?

12- Bu durum toplumda kuşku ve güvensizliğin hakim olmasına neden olur mu?

13- Kuşku ve güvensizlik toplumda telafisi mümkün olmayan büyük yaralar açar mı?

14- Cumhurbaşkanını düşürmenin çok zor olduğu, ama kendisinin herkesi tasfiye

edebildiği, olağanüstü hali sadece kendisinin belirlediği, devletin bekasına yönelik tehdidin

bertaraf edilmesi için(!); milletin egemenliğini ve geleceğini “Tek Adamın” iki dudağının

arasına hapseden bir düzenleme isteniyor mu?

15- Emperyalist ülkeler mevki, makam, maddi çıkar zafiyeti bulunan tek adamla

yönetilen ülkeleri daha rahat kontrol edip kendi projelerine hizmet ettiriyor mu?

16- Temel hak ve hükümlerimizi, bir kişinin iradesine bırakmayı kabul ediyor muyuz?

17- Cumhuriyetin kuruluş temelleri ve kazanımlarından vazgeçiyor muyuz?

18- Adaletsiz, hukuksuz ve güvencesiz bir yaşama razı mıyız?

19- Farklılıkların bir arada yaşaması özgürlüktür. İnsanların, fikir ayrılıklarından dolayı

birbirinin düşmanı gibi gösterilmesini kabul ediyor muyuz?

20- Evet ve hayır oyu verecekleri vatan hainliği ile itham eden, insanları bölen bir anlayışı

kabul ediyor muyuz?

21- Demokrasi ve adalet üzerindeki endişe ve tehlikelere milletimizin dikkatini çekmek

milletimizi; sorgusuz, sualsiz tabi olma anlayışından kurtarıp düşünen sorgulayan insanlar

haline getirmek bilenler için bir mecburiyet değil mi?

22- Herkesin düşünmesi, ona göre hareket etmesi mesuliyet değil mi?

23- Seçim döneminde yapılan propagandalarla gözümüz, kulağımız, gölümüzün esir

alınıp tercihimize ipotek konmuyor mu?

24- Tercihimizi neyden, kimden yana kullanacağımız önemli değil; önemli olan

düşünmeden, bilmeden birilerinin istediği gibi mi kullanacağız? Düşünüp, araştırıp sorgulayıp

neyi tercih ettiğimizi, günahına da sevabına da ortak olduğumuzu bilerek mi kullanacağız?

Tüm yaşadıklarımızın kendi ellerimizle ettiklerimizden başkası olmadığını düşünmek zorunda

değil miyiz?

Milletimizin uyanması, düşünmesi, araştırması, sorgulaması tercihini ona göre

kullanması, yöneticilerimizin basiretle hareket etmesi, milletimiz ve ülkemiz için her şeyin

hayırlara vesile olması dilek temenni ve duasıyla…

Mustafa Temizer

HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.