ÖLDÜN MÜ EY GENÇLİK !

Artık hiçbir tepki veremez duruma geldim. Gözlerimden yaş bile süzülmüyor. Bir an da dolu dolu oluyor. Karşımda bir tabur.”Ağlamayın” diyor.

Tarih gözlerimin önüne geliyor…

Aziziye tabyasına baskın yapan Rus askerlerine Erzurumlu hemşerilerilerin saldırmaları, Nene Hatun’un tarih sahnesine çıkışı, askerlere yapılan saldırıya destek veren Ermenilerin şehirden kovuluşu… haklı olarak verilen tepki aklıma geliyor;ağlayamıyorum.  Ağlasam samimiyetimden şüphe edeceğim. Türkiye’nin  göbeğinde konuşmak ne rahat değil mi? Vatan toprağımız diye mangalda kül bırakmayarak konuşan bizler neden Siirt’te değiliz? Neden Batman’da değiliz? Neden cehennemin tam ortasında hainlere karşı mücadele etmiyoruz?

Tarihi düşünelim…

Antep’in Gazi oluşunu, Urfa’nın Şanlı oluşunu… Askerler mi aldı bu ünvanı, halk birlikte savaştı…O topraklar bizimse gidip halk olarak biz de nöbet tutalım.Tutamayacaksak kapatalım çenemizi…

Tepkisizliğin tepkisi tepki midir?

Türkiye gençliği için bu soruyu soruyorum kendime artık…

Anlamıyorum ve bazen anlatamıyorum…
Korkak mıyız biz?
Neden tepkiler sosyal paylaşım siteleri üzerinden yapılıyor? Ve neden ”şehit” haberleri üzerine tek vücut oluyoruz? İsrail bizden hala ”özür dilemedi.” dilemeyeceğini söylüyor. Devletimiz Diplomatik açıdan idari zafiyet görmüştür… Kim tepki verdi? Türkiye’de her ilde ortak nokta da toplanabildik mi?Türk Dış Politikasında neler oluyor farkındamıyız?

Uzatmayayım… Sözümü Arif Nihat Asya’nın şiiri ile bitireyim…

‘Gençliğin acı haline’
‘Öldün mü ey gençlik?
Eğer öldünse haber ver:
“Onlara hicviye yazan kalemim sana da mersiye yazsın.
Yahut ölmediğini ispat et ki, sana olan büyük imanım sarsılmasın
ve sana olan destanım boşa gitmesin.”

Şehitlerimizin bizler için şefaatçi olabilmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ederim…

 

 

 

 

 

 
HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.