YANLIŞTAN DOĞRUYU BULMAK BİR YOLDUR AMA?

15 Temmuz darbe girişimi sonucunda, Fetönün tüm boyutları ile eski adamları tarafından kamuoyunda anlatılması, önemlidir. Ama sonuç olarak değerlendirilmesinde pek de bir kıymeti yoktur. Sonucu itibari ile millet ve devlet çok ağır bir bedel ödemiştir. Yapılması gereken, böylesi bir hastalıklı yapının birdaha oluşmasının önlenmesdir. Artık hatalardan değil akıl ile doğrulara ulaşılmalıdır. Devletin eğitim sistemi içerisinde böylesi bir arızalı bireylerin yetişmesini önleyememek sorgulanmalıdır. Yaşananlardan dersler çıkartılmalıdır. İnsan yetiştirmede en önemli kurumsal yapı eğitim sistemimizdir. Eğitim insan yetiştirmede hayati önem arz etmektedir. Eğitim sistemi devletin kotrolü altında olmalıdır.Yaşanan 15Temmuz ihanetinden sonra eğitim ve yönetim sistemimizde nasılbir sorunla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmıştır. İnsan başı boş bırakılmamıştır. İnsan insana bırakılamıyacak kadar kıymetlidir. Bu gün dini veya değişik guruplar altında pek çok adam insan yetiştirmeye soyunmuş kendine bağlı eğitim sistemi ile adam yetiştirmeye koyulmuşlardır. Bu kontrolsüz yapı ise Fetö olayı ile insanımızın canını yakmıştır. İslam inancının ana kaynakları değil kendine bağlı mistik anlayış ile insanlar etkilenmiştir. Öteyandan bugün insanımızın ihtiyacı olan eğitimi bir takım dini önderlerin eline bırakılmamalıdır.Eğitim ile yetişen insanlar, devletin ve milletin yüceliş yükselişine katkı vereceklerdir. Onun için eğitim önemlidir. Cumhuriyetin ilk yıllarında tevhidi tedrisat kanunun ile eğitim devletin vereceği hizmettir devlet eğitimde birlik ile hayatın içinde insanın tüm ihtiyaçlarını giderecek ihtiyaçları karşılamalıdır. Bu ihmal edilmiştir. Yada birilerine devr edilmiştir. Hangi kaynaklardan beslendikleri tartışmalı guruplar, insan yetiştirme işinde eğitim fonksiyonu icra etmektedirler. Bu guruplar hem yurt içinde hem de dışında kurumsal yapılar oluşturarak fonksiyon icra etmektedirler. Devlet tüm bu kurumların faaliyetlerini kontrol etmelidir. Bu kurumların kendilerine tesir edecek odakların tesiri alanına girmesine izin verilmemelidir. Devletin tüm kurumları, insan hak ve hürriyetlerine dayalı hukuk devleti kerim bir devlet olarak milletin vicdanı olmalıdır. Beş bin yıllık bir devlet deneyimi ve Mete handan buyana silahlı kuvvetler deneyimi olan bir millet devlet hayatına hakim olmalıdır. Geçmişin tüm doğrularına varis yanlışlarına düzeltici olmalıyız. Bugün hatalardan dersler çıkartılmalıdır.Yeni hatalara ve kandırılmışlıklara tahammül kalmamıştır. Vahyin ve sünnetin rehberliğinde aklın ve ilmin kılavuzluğunda sorunlarımıza pekala kolayca çözüm yolları bulabiliriz. Yıllar yılı siyaset kurumu oy avcılığı siyasi rant hesapları ile, Hukukun, ahlakın, adaletin ve eğitimin sorunlarını sürekli ötelemiş, sonucunda ülkeyi yönetenler, kriz yönetmek zorunda kalmışlardır. Meclis çıkardığı yasların kalitesi ve onlarca yıla hitap etmesinden ziyade ne kadar hızlı ve çabuk yasa yapması oda olmazsa kanun hükmünde kararlarla devlete yön vermeye çalışıldı, bu yanlış marifet gibi övüldü. Bunlar yanlıştı sorgulanması gerekliydi. Artık bu gün sorgulamalıyız, yanlışlardan da doğru bulunuz amma “ Ama akıl için yol bir.” Akıl kullanılmalıdır. Her işin kolayını hamaset dolu nutuklar ile hisleri gıcıklayıp parsa toplamak kolaydır. Ama böyle bir vizyon, gelecek inşasında yeterli değildir. Yanlışlardan doğruyu bulmak bir yoldur ama bedelini millet öder.

HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.01.2018 tarihinde yazdırılmıştır.