HOŞ GİT HOŞ KAL ANNEM

Son kez aktı İstanbul’a gözyaşın annem, Son kez yüreğin korku doldu, Son kez canın acıdı İstanbul da, İstanbul son kez en kıymetli misafirini ağırladı ve son kez yolcu etti. Hüzünlüydü İstanbul, o gün küçük yaralı bir kız çocuğu gibiydi. Yüreği ağlayan bir serçe gibi çırpınıyordu. Nefes almakta zorlanıyordu çünkü bu gidişin dönüşü olmadığını biliyordu. Herkeste ayrı rol oynayan İstanbul, bu kez öksüz bir kız çocuğuydu. Son kez uğurladı melek annesini, Son kez tüm yüreğiyle kucakladı ve hiç bırakmak istemedi çünkü son kez kollarının arasındaydı. Son kez titrek sesiyle ‘Elveda’ dedi. İstanbul ağlıyordu, ağaçlar saygı duruşundaydı, yapraklar ağıt yakıyordu, melek annenin yürüdüğü yollar ‘hoş git annem’ diye bağırıyordu. Ve cansız bedenden ayrılma vaktine çeyrek kala, melek annenin doğduğu topraklar bu kez ‘sonsuza denk hoş geldin annem’ dedi. Gelinliğinle uğurlamıştık seni şimdi yine beyazlar içinde kucaklıyoruz. Bir daha bırakmam diye feryat etti topraklar. Artık melek anne bizim dedi, korkma dedi İstanbul’a, bize emanet bu koca yürekli kadın, Hiç üşümeyecek korkma, Sarıp sarmalayıp sonsuza denk koruyacağız dedi. Ağız dolusu ve tebessüm eden gözlerle ‘Hoş geldin melek annem’ dedi Ordu toprakları, Artık bize emanet gözünüz arkada kalmasın dedi. Elimize doğdu, büyüdü gelin oldu gitti, üretti çoğalttı, sevdi sevdirdi Şimdi huzurla uyuma vakti dedi. Hoş geldin dedi sarıldı sıkıca. Hoş git dedi İstanbul un solgun yüzü, Şimdi özleme vakti, hasret vakti, yokluğuna alışma vakti dedi küçük öksüz kız çocuğu İstanbul... HOŞ GİT HOŞ KAL nurlar içinde yat annem ...
HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.