Kahve Bakışlar

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatrı var olur da, kahve bakışların hatrına ömür yeter mi? Rengi farklı da olsa kahve bakış; samimiyettir, dürüstlük akar sevgiden önce yüreğe... Zaten güven sevilene iltifattır... Güven uçtu mu sevginin kırıntısı kalmaz insanda…

Gözü kapalı güvenip, gözümüzü açınca pişman olduğumuz çok olmuştur. Ama kahve bakışlar başka... Onlar gözleriyle güler, bakışlarıyla konuşur, yürekleriyle imzalar dürüstlüğün kitabını.. Güneş gibi parlak, ay gibi yakamoz saçan bakışlardır onlar... Her göz renginde mevcut ancak her insanda bulunmayan insansı nadir bir türdür.

Kısaca azizim, bakışlarında dahi güven olacak, dürüstlük akacak tırnağından bile… Yoksa menfî dostluklar, kazılmış kuyular mezarlığı gibi yüreklerle yola çıkan patlak lastiği olan araç gibidir. Bir adım ileri iki adım geri ritmiyle... Bunları düşünürken hadis fısıldıyor beynim yüreğime; “Kişi sevdiğiyle beraberdir” diye...

Yaradandan ötürü seven yüreklerimiz ne kadar yorgun, ne kadar yoksun... Sevilmek için seviyormuş gibi yapıp takla attırıryoruz en iyi oyuncuları bile yürek sermayemizde... Sonuç: hüsran!

Samimiyetin eksik olduğu eylemlerimiz; sevgisizlik kokuyor, her yerde maskeler... Yine de “Sev kardeşim” diyorum kendime, yürek sevmek için yaratılmış amma sen, sen ol ruhunla sev, bakışlarınla sevgini söyle... Cümleten nasibimiz kahve bakışlar rızkına bulansın. Sevgisizliğin kol gezdiği, imitasyon canımların can yaktığı günümüzde ruhuyla sevmek, sevilene, en büyük hediye...

HABERİN AYDINLIK YÜZÜ sitesinden 21.04.2018 tarihinde yazdırılmıştır.