HABERİN AYDINLIK YÜZÜ

Arama :

 
GÜNÜN HABERLERİ TAVSİYE ET SERİ İLANLAR FİRMA REHBERİ SİTENE EKLE ÜYELİK İLETİŞİM KÜNYE

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 Ziyaretçi Sayısı
Online :  10 kişi
Bugün :  3033 kişi
Toplam :  11500743 kişi
 Haber Arşivi
Ocak 2018
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031 
Yr. Doc. Dr. ABDURRAHMAN SİLER
24 Aralık 2013 Salı
TÜRKİYE’DE YAŞAMAYA UTANIR HALE GELDİK!

-Canımızdan Çok sevdiğimiz- 

TÜRKİYE’DE YAŞAMAYA UTANIR HALE GELDİK!

 

Son günlerde Türkiye’yi sarsan rüşvet-yolsuzluk-vurgunculuk operasyonlarından ve Sayın Başbakan başta olmak üzere, AKP hükümetinin bu çok önemli hukuk hadisesi karşısındaki anlaşılmaz tutumundan söz ettiğimi, sanırım hemen tahmin ettiniz. Bizim gibi “önce Türkiye, önce aziz millet, önce hukuk ve adalet, önce vatan-bayrak-millî bağımsızlık ve millî hükümranlık” diyen, ömrünü “Türk Milletinin varlık ve bekâ dâvâsına adamış” bir avuç imanlı insan için, bu satırların yazarı için yukarıdaki başlığı kullanmak, bir bilseniz ne kadar zor; ne kadar acı verici!..

Hemen asıl konuya geçmek istiyorum.

Tarih, 23 Aralık 2013 (Bugün). Sayın Başbakan konuşuyor; hem de gürleye gürleye:

“Babamızın oğlu olsa, devletten çalanın hesabını sorarız!”

Çok doğru; işte böyle. Doğrusu da budur. Gerçi böyle durumlarda hesap sormak, öncelikle bağımsız, âdil ve cesur (olmasını umduğumuz, beklediğimiz) Türk mahkemelerinindir. Ve dâvâ yürütme ile ilgili olduğu için, şu kritik aşamada yürütmenin başı da, temsilcileri de asla dâvâya müdahil olmamalıdır. Fakat neyse; Sayın Başbakan’ın bu sözü söylemesi de bir şey.

Fakat gelin görün ki, aynı Sayın Başbakan, devam ederek şöyle bağırıyor: “Yasama ve yürütmeden gelen gücümüzü kullanırız!”

Yine Sayın Başbakan kısa süre önce dâvâyı görüp sonuca varmakla, hukuk açısından adaleti sağlamakla görevli savcı ve hâkimlere, hiç çekinmeden, sözün önünü-ardını düşünmeden şunu söylemişti:

“Siz de sütten çıkmış ak kaşık değilsiniz! Bizim de bildiğimiz şeyler var!”

Şimdi ne demeli bu korkunç çelişkiye? Hani “deveye sormuşlar, neden boynun eğri…” darb-ı meselinde olduğu gibi, hangi yanlışı, yanlışların neresini düzeltmeli?

Aklı başında ve vicdanlı insanlarımız açısından durum, gerçekten çok vahim değil mi?

Ayrıca Sayın Başbakan ve hükümet yetkilileri, konuyu saptırmanın ve adaletten kaçmanın şahikası olarak, şu yanlışı da yapmaya devam etmektedirler: Hazır şu “dersaneleri kapatırım-kapatamazsın” kavgası da gündemde iken, bu korkunç vurgun ve devleti soyma operasyonunu “cemaat” ile doğrudan ilişkilendirmek. Böylece kamuoyunun dikkatini başka konuya çekerek, hedef saptırmak ve akıllarınca yine aziz milleti aldatmak! Oysa şu aşamada yapılması gereken, emniyet mensubu, savcı, hâkim… kim olursa olsun; soruşturma ve operasyonla ilgili bütün görevli ve sorumluları rahat bırakmak olmalıdır! Aksi halde hükümetin bile toptan İSTİFA etmesi gerekir! İstifa derken, aslında hemen işin başında, hiç olmazsa sanık durumundaki insanların babaları olan bakanların derhal istifa etmeleri gerekirdi! Dünyanın  demokrasiden ve hukuktan azıcık nasibini almış her ülkesinde genel geçer olan kural budur çünkü. Ama nerde bizimkilerde böyle bir ahlakî davranış ve dürüstlük?..

Yalnız bu kadarla kalsa iyi. Bakan beyzâdelerimizden biri, -sözüm ona Adalet (!) Bakanı- operasyonun başlatıldığı ilk günlerde, Belediye Başkan adayı olduğu seçim bölgesinden hemen acele Ankara’ya gelmiş ve hızını alamayıp, İstanbul’a giderek, ilgili Başsavcı vs. ile görüşmüş idi! Dünyanın hiçbir demokratik hukuk devletinde, asla böyle bir şey olamaz!

Rüşvet ve vurgun skandalına oğlunun adı karışmış olan Ekonomi Bakanı Sayın Zafer Çağlayan ise, bakın ne demiş:

“Büyük bir tuzakla karşı karşıyayız.” (!)

Buyrun burdan yakın. Altını mı ararsınız, üstünü mü?

Burada biraz açıklama yapmak istiyorum: Bre Sayın Bakan. Hem gerçek suçluların kısa sürede ortaya çıkarılması, hem de eğer oğlunuzun bir suçu yoksa, bir an önce aklanmasını kolaylaştırmak için, hem de aziz milletin takdirini toplamak adına, istifa etmeniz gerekirken, şimdi bu sözünüz ne demek oluyor? Hangi büyük tuzaktan bahsediyorsunuz? Siz, Ekonomi Bakanı olarak, önce Türkiye ekonomisinin gerçek durumunu, hangi tuzaklarla karşı karşıya olduğunu ortaya koysanız ya. Şimdiye kadar Sayın Başbakan’ın ve ilgili AKP kurmaylarının yaptığı gibi değil elbette. Yani hep işinize gelen rakamları istediğiniz gibi yorumlayarak, çarpıtarak, ülkeyi “çok büyümüş-büyümekte, çok çok ileri” bir ekonomik düzeye ulaşmış gibi göstermek yerine, acı gerçeklerimizi ortaya koysanız ya! Sizin asıl göreviniz bu değil mi? Mesela özel bankaların, belediyelerinizin, özel şirketlerin aldıkları iç ve özellikle dış borçları açıklayarak, Türkiye’nin gerçek dış ve iç borcunun 600 milyar dolara yakın olduğunu neden gizlersiniz? Korkunç cari açığımızı, doların değer kazanması oranında borçlarımızın ödenemez duruma gelmekte olduğunu, sözde “özelleştirme” adı altında, Türkiye’nin bütün millî zenginliklerinin (otoyol ve köprülere varıncaya kadar) öldüm fiyatına yabancılara peşkeş çekildiğini, satılacak bir şey kalmadığı için, artık borçlarımızı ödeyecek reel kaynaklarımızın da tüketilmiş olduğunu, IMF’ye 5 milyar borç vermemizin şu aşamada hiçbir anlamı olmayan koskoca bir aldatmaca; hatta millete karşı saygısızlık ve cimrilik olduğunu, tehlikeli boyutlara varan bütçe açığını, milletin gerek kredi çekme yoluyla gerekse kredi kartlarıyla devamlı borçlandığını, bunun içinden çıkılmaz hale geldiğini, çoğu vatandaşlarımızın gelirlerinin birkaç katı kadar borçlandırıldığını… ve daha pek çok acıklı iktisadî gerçeğimizi, hep aldatılan aziz milletimize niçin açıklamazsınız? Göreviniz açısından, asıl “büyük tuzak” bu değil mi?

Şimdi bir yâve yumurtlanmış; ortalıkta arz-ı endam ediyor. Neymiş efendim? Eğer bu vurgun operasyonu ile dolaylı da olsa ilgili sayın bakanlar istifa etselermiş, bu durum suçlu olduklarını kabul etmek olacakmış; bu da muhalefetin işine gelirmiş! Yahu arkadaş, acaba şu dünyada hukuk ve adalet açısından bundan daha tutarsız ve saçma bir söz olabilir mi? Peki arkadaşım, mesela Japonya gibi ülkeler başta olmak üzere, dünyanın demokrasi ve hukuktan nasibini almış ülkelerinde böyle durumlarda hep ne yapılmıştır? Ne yapılmaktadır? Yani milletin zekâsıyla alay mı ediyorsunuz? Dünya hep geri zekâlı da, sadece siz mi akıllısınız? Böyle durumlarda istifa eden hükümetler, bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları, milletvekilleri, başka seçilmiş veya atanmış sorumlu insanlar çok var dünyada. Peki onlar hep enayi mi ki, istifa ediyorlar? Yoksa hukukun, olması gerektiği yolda işletilip, suçsuz olanların AKLANMASIna, SUÇLULARIN TEŞHİRİne ve CEZALANDIRILMASIna kolaylık sağlamak için mi istifa etmeyi tercih ediyorlar?..

Sözün özü: Adalet timsali Fatih Sultan Mehmet ve benzerlerinin, Millî Mücadele şehit ve gâzilerinin bize mirası olan, candan aziz, cennet gibi ülkemiz Türkiye’de yaşamaya utanır hale getirildik! Bütün sorumlu ve müsebbiplerine yazıklar olsun!..



Bu Yazı Toplam 2626 Defa Okunmuştur
Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Yazdır Yukarı
Bu habere toplam (2) yorum eklenmiştir.
05 Mayıs 2014 Pazartesi 20:07
Mehmet Mutluoğlu
Bir bilim adamının bu tespitleri son derece önemli. İstifade ile okudum.
 
07 Ocak 2014 Salı 09:20
Halilozcan-64@hotmail.com
Muhterem hocam Saygıdeğe ağabeyim yüreğimizdeki çığlın tercumanı olan yazınızdan dolayı en kalbi şükranlarımı sunarım.Adalet her varlığa hakkın veren sürekli bir iradedir veciz sözünü haykırmalı süreklilik kelimesinin altını kalın çizgilerle ciziyorum
 
Yorum Ekle Yukarı
 

Eyüpsultan'dan Van'a kardeş eli
Eyüpsultan'dan Van'a kardeş eli

Gaziosmanpaşa’ya Giriş Kolaylaşıyor
Gaziosmanpaşa’ya Giriş Kolaylaşıyor

OKUMAK AMA HEP OKUMAK
OKUMAK AMA HEP OKUMAK

BAYRAMPAŞA GÜNDEM KENDİ PORTALINDA
BAYRAMPAŞA GÜNDEM KENDİ PORTALINDA

Adana Ve Gaziantep'de Çingeneler Zamanı
Adana Ve Gaziantep'de Çingeneler Zamanı

YEREL BASINDAN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
YEREL BASINDAN HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ

Grip salgınından bitki çayları ile korunun
Grip salgınından bitki çayları ile korunun

 “Anne babalara karne uyarısı”
“Anne babalara karne uyarısı”

Vücudunuzun kışın da egzersize ihtiyacı var
Vücudunuzun kışın da egzersize ihtiyacı var

2017’DE YABANCI ZİYARETÇİ SAYISINDA REKOR BÜYÜME
2017’DE YABANCI ZİYARETÇİ SAYISINDA REKOR BÜYÜME

 

MEHMET CEYLAN
REFERANDUM ERTELENMESİ YETMEZ, İBTAL EDİLMELİ
BELKIS KAHRİMAN
Kahve Bakışlar
NURİ YÜCEER
ADAYLAR ANLATMALI!
MİSAFİR YAZAR
DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?
HALİL ÖZCAN
YANLIŞTAN DOĞRUYU BULMAK BİR YOLDUR AMA?
CEMAL ÇALIŞKAN
TAKLİTÇİLİK VE BUGÜN ÜLKE İDARESİ
Yr. Doc. Dr. ABDURRAHMAN SİLER
TÜRKİYE’DE YAŞAMAYA UTANIR HALE GELDİK!
MERYEM AKTAŞ
STRES’TEN UZAK DURUN
ÖZLEM YILMAZ CEBECİOĞLU
İNSANIN ANAVATANI ÇOCUKLUĞUDUR
MEHMET MUTLUOĞLU
ARINCA Kİ KANATLANIR
ZEYNEP YEŞİLYURT
HOŞ GİT HOŞ KAL ANNEM
MEHMET CEYLAN K.
FESHANE VE ZEYTİNBURNU
HASAN ÖZCAN
HDP Neden Barışa Hizmet Edemez?
MEHMET YILMAZ/Siyasi Analist
Başkan Adayına Açık Mektup:
KUTSİ ÖZGÜR
15 TEMMUZ VE KÜRESEL GÜÇLER
HÜSEYİN DEMİR
NEDEN TÜRKİYE
HEYVİDAR ACUN
ÖLDÜN MÜ EY GENÇLİK !
   Tüm Yazarlar

 

 
 

 :: Ana Sayfa :: Günün Haberleri :: Arşiv :: İletişim

  Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
© 2000-2006 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: 0212 613 98 30 - 0541 540 34 42  |  Faks: 0212 613 98 34  |  Destek: mchabergrubu@gmail.com
Sayfa Üretimi: 0.1684  | Teknik Destek: Cizginet
Haberler artık Outlook'ta